kod

Eşcinselliğinin mekanızmasını, seni ve cinselliğini benzersiz yapan şeyleri, kod'unu keşfet.

yol

Olduğu ve olmak istediği insanı şekillendiren erkekleri keşfettiği yol'da KTOG'a katıl.

rehber

Eşcinsellik, seks ve envai çeşit konuda seni yükseltecek temel ve lüks rehberler.

biz

Mevcut yeryüzünde eşcinsel olmakla ilgili sakıncalı serzenişler.

aktifizm

Yataktaki pozisyonun ne olursa olsun, aktivizmin makbul olanı aktif olanı.

*Alternatif 10 Gay/Eşcinsel Temalı Film İncelemesi: En İyi 10 Listesi

Selam'ın hello bacılar. Bir 9 Ağustos sabahında götlerim çıka çıka, kollarıma Bengay süre süre 6 saatte yazdığım Eşcinsel Film Rehberi adlı yazımız'dan sonra, o yazıyı hazırlarken bazı filmlere haksızlık ettiğimi düşünen ve benim izleyemediğim filmleri izleyen okuyucuların yorumları da malumdu. Bu pek değerli okuyuculardan birisi, Zeidzade, beni kırmadı ve değerli vaktini ayırarak sizler için benim listeye dahil edemediğim filmlerin incelemesini yaptı. Uzatmadan lafı kendisine bırakıyorum; üslubunu seveceğinizi şimdiden biliyorum. Sağ elinize kuvvet, keyifli okumalar:

-ALTERNATİF GAY FİLM REHBERİ-
Hazırlayan:
Zeidzade
zeidzade@gmail.com

Bu yazımı ve listeyi oluştururken özellikle KTOG’un listelerinde bulunan filmleri zorlansam da almamaya imtina ettim. Bunu yapmamın iki sebebi var: Birincisi kakofoniye sebep olmamak. Zaten adı geçmiş olan bir filmi ben de listeme alsaydım okurun “sikerim böyle aşkın ıstırabını” deyip okumadan siteyi kapatması işten bile değildi yani. (Hani bazen ben yapıyorum) İkincisiyse sitenin değerlendirilmiş eşcinsel temalı filmlerinin sayısını artırmak ve böylece okura bir ziyafet vermek. Arşivi geniş sitelerden aldığım zevki anlatamam. Kendi listeme geçmeden önce KTOG’un listesinde neler vardı bir göz atsak fena olmayacak: 

KTOG'un En İyi 10 Listesi:

1) Weekend(2011) 
2) C.R.A.Z.Y. (2005) 
3) Mysterious Skin (2004) 
4) From Beginning To End(2009) 
5) For A Lost Soldier(1992) 
6) Heartbeats(2010) 
7) Milk(2008) 
8) Whole New Thing (2005) 
9) Laurence Anyways (2012) 
10) Big Eden (2000)

Listeyle ilgili naçizane fikirlerimi, ilgili yazı altında belirttim. Ayrıca şunu belirtmek isterim ki ilk yedisini izlediğim bu listeye büyük oranda katılıyorum. İzlemediklerimi bir kenara bırakırsam:

"ilk listeyi ben oluştursaydım, önce For A Lost Solider’i listeden çıkarır; az sonra okuyacağınız listenin ilk üç filmi ile KTOG’un birkaç nedenden dolayı listeye almadığı Bad Education (2004)’ını da ekleyerek listemi tamamlardım..." 

Zeidzade'nin En İyi 10 Listesi

1) Weekend(2011) 
2) C.R.A.Z.Y. (2005) 
3) Mysterious Skin (2004) 
4) From Beginning To End(2009) 
5) Bad Education (2004) 
6) Heartbeats(2010) 
7) Milk(2008) 
8) 3, Drei (2010) 
9) Philedelphia (1993) 
10) Circumstance (2011)

Aşağıda sizlerle paylaştığım listem biraz da KTOG’un “Adam Akıllı Filmler Listesi”ne göz kırpıyor. Diğer yandan Brokeback Mountain ve Prayers For Bobby gibi çok sevilen (KTOG değil, ben ve bizım gibılar) filmlerin neden benim ilk onumda olmadığını açıkladığımı sanıyorum. 

Madem bana ikinci liste düştü, o zaman zırlamanın manası yok kuzum. Bol dramalı ana yemeğe geçelim, yemeyeni dövüyorlar: 

Önceki listelere dahil edilmeyen filmlerle birlikte;

Zeidzade'nin
Alternatif En İyi 10 Listesi
-Film İncelemeleri-

1 NUMARA
3 (Drei), 2010


Bu film için anahtar kelimeler tespit etmek gerekirse: üçlü aşk, fevkalade diyalog, seksi Berlin, hakkı verilmiş oyunculuklar, büyüleyici ses organizasyonu, cesaret, abartısız ama eksiksiz hikâye…

-Konu-
Hanna ve Simon’un senelerdir herkese emsal bir ilişkileri vardır. Tekdüzeleşmeye kurban giden her uzun soluklu ilişkide olduğu gibi yuvarlanıp gitmektedirler. Cazibeli, çağdaş, olgun, çocuksuz, basiretli, aklı başında insanlardır. Çocuk sahibi olma arzusu, beraber eve çıkma, düşük yapma, kaçıp geri dönme: Haber sunucusu Hanna ve sanat teknisyeni Simon 20 yıla tüm bunları sığdırmışlardır fakat ilerisini artık pek görememektedirler. Ta ki ikisi de, birbirlerinden habersiz bir şekilde aynı erkeğe, Adam’a âşık olana kadar… 

Bu böyle gider. Tom Amca, bize aşkın nasıl tanımlanabilir olduğunu anlatmaya çalışıyor. Kısacası kış güneşi gibi ayda bir doğan filmlerden yapmaya çalışmış ve başarmış.. Filmin en çok etkilendiğim kısmı Simon’un oynatıldığı animasyon sahnesidir. Çok sıcak ve doyurucu bir sahneydi. Filmin minyatürü gibi yani. 

2 NUMARA 
 Philadelphia, (1993) 


Hani her cemiyetin varlık mücadelesinde kuvvet kaynağı, mukkades bir dayanağı vardır ya… işte gey cemiyetinin hetero dünyasıyla olan hukuk savaşını anlatan bu film, bence o kutsalladan biridir. Gerçek bir olaydan ilham almış olması da ayrıca güzel bir ayrıntıdır. Bu filmi izlemediysen, arkadaş, “ka’k git seyret mınakoduğum yerinde beni delirtme”… 

-Konu- 
AIDS hastası bir gey olan Andrew Beckett (Tom Hanks) aslında eşcinsel olduğu için ancak başka bir gerekçe bahane edilerek işinden atılır ve dava açmak için bir avukat arayışı içine girer. (Wikipedi dedemiz sağolsun! Amin) 
Çok söze hacet yok. Zamanının ötesinde bir hikaye, çekim ve muhteşem müzikler… İyi bir Şirin olursan sen de sevebilirsin. 

3 NUMARA
 Circumstance, 2011



İranlı bir kadın yönetmenin elinden çıkan bir filmle karşı karşıyayız. Filmin anahtar kelimesi şüphesiz “ütopik İran” yahut “İran’d yer altı dünyası”dır. Elbette gerçekliği vardır, ancak basın ve internet aracılığıyla bildiğimiz İran ile filmdeki memleketin aynı olduğuna kimse beni inandıramaz. Tabiî ki bir İranlı çıkıp gelse “sen kimsin oğlim!” dese kırarım dizimi, çekirdeğimi çitleyerek bulutları seyrederim… 

-Konu- 
Daha 18 yaşında bile olmayan iki kızın yaşadığı eşcinsel aşk ve kızlardan birinin abisinin bu ilişki içindeki yeri konu ediniliyor. 

Ben size, ilk defa sabah ezanı okunurken seviştiler diyeyim, siz filmin ne denli cesur olduğunu hesap edin. Nefis bu: kırk yıllık kâni olur mu yâni. Diğer yandan filmin baş karakterleri olan iki taş hatunumuz Hazal Kaya ve Fahriye Evcen’e olan benzerliğiyle bizlere tanıdık geliyorlar. Ne diyelim insanlar çift yaratılmış. Ee izleyin gari! Eksik kalmayın bundan da. 


4 NUMARA 
Le Temps Qui Reste
(Veda Vakti), 2006 



İnsaoğlu pek bir şeey… Şirin şey. Tanrım! Çağrışım ve bağdaştırma, felsefe ve varlık hissi… anî gelmeyecek olan malûm bir ölüm. François Ozon: bu adam bir harika dostum! Kafası güzel! Hayır, ne kullanıyorsa söylesin, belki parayı denkleştirir biz de oluruz lan! 

-Konu- 
Otuz bir yaşında bir fotoğrafçı olan Romain, birkaç ay içerisinde bir tümörden ötürü ölmek üzere olduğunu öğrenir. Bu ölüm onu sessizleştirir. Acımasızlaştırır. Kendini ve geçmişini dinleme ihtiyacı duyar. Belki de buna mecbur kalır. 

Filmin beni en saran özelliği şüphesiz erkeğin doğurganlığını hatırlatmasıdır. Bu doğurganlık, nasıl da pasiftir. Kurallar gereği erkeğin aktif, kadınınsa pasif olduğunu bilir ve bunu çoğu zaman söylemekten kaçınmayız. Ama gerçekte olan?! Diğer yandan doğurganlığın bu aktif ve pasif ruhu filmde mekanlara da sirayet ettirilebilmiş. Ölüm bilgisinden evvel dünya capcanlı, güzellik üretiyor ve fakat doktorun acı sözleri sonrası? Dostum izle ve kendini tokatla. 


5 NUMARA
Eyes Wide Open, 2009



Eşcinselliğin semavi dinlerce nasıl algılandığı ve nelere maruz kaldığı herkesin malumudur. Filmi izlerken “lan yemin ederim tahmin etmiştim!” demekten kendinizi alamayacağınız yanları var. Bu filmin eksikliği değil, bizim semavi dinlerle olan münasebetimizle alakalı. Diğer yandan bir iç ses de “Vay anam vay! Neler dönmüş Serhat ya!” der yani… 

-Konu- 
Evli ve dört çocuk babası Kasap Aaron’un, dükkanına tesadüfen uğrayan genç öğrenci Ezri’yi çırak olarak yanına almasıyla olaylar başlar. Kudüs’teki Ortodoks Yahudi cemaatinin, Amerika kıtasındaki eşcinselleri de evlendiren kimi Yahudi mezhepleriyle ne kadar ilgisiz olduğu da gözler önüne serilir. 

Bir takım klişeleri içinde barındırsa da film yalnızca eşcinselliği konu edinmiyor. Bütün bir sistemi, din başta olmak üzere, eleştiriye tabi tutuyor. Diğer yandan oyuncuların performansları bence takdire şayan ki filmin görsel başarısıyla güzel bir bütünsellik arz etmekte. Diğer yandan film biraz santimantal duygulara hitap ediyor. Hafakan yurdu olan karanlıklara fazlasıyla yer vermiş. Bu bir eksiklik değil kanaatimce. Dini kurallarla yönetilen ve yönetilmek istenen insanları daha güzel hangi arka planlarla anlatabilirsiniz ki! Tutmayın küçük enişteyi… 

6 NUMARA
Tomboy, 2011



Bildiğiniz Erkek Fatma’nın gâvurcası olan Tomboy’da Fransız filmlerinin o naif mükemmeliyeti insanı ağlatacak pürüzsüzlükte. (naif, mükemmeliyet ve pürüzsüzlük aynı film için kullanıldı. Bunun diğer ifadesi: harikulade sıkıcı bir film!) İfadesizliğimde tavan yaptığıma göre diğer aşamaya geçelim. 

-Konu- 
Laure 10 yaşında bir çocuktur. ‘Erkek çocuğu kıyafetleri’ giymesine izin verilen kızımız, cinsel yönelimini tanıma/keşfetme evresindedir. Ailesiyle yeni taşındıkları mahallede, tanıştığı bir kız adını sorduğunda ona, bir erkek ismi söyler. Fakat olaylar kız kardeşini hırpalayan bir erkek çocuğunu dövmesiyle farklı bir hal alır. 

Küçük bir çocuğun dünyası ve gelişimi yönetmenimiz tarafından çok iyi bir şekilde ele alınmış. Mekân, konu ve oyunculuk güzel bir uyum içinde. Eşcinselliğin sonradan ortaya çıkan bir özellik olduğunu söyleyen zihniyetin iftirayla karşılayabileceği bu ‘çocuk filmi’ bende en az Billy Elliot etkisi yaratmıştır. Bir çocuğun psikolojini vermesi açısından izlenmesi gereken film, yazılı olmayan kuralları bozuyor. (Oyun hamurundan penis yapmak ha! Zekice!) 

7 NUMARA
Bent , 1997



Nazi Almanyasında hem Yahudi hem de eşcinsel olan ve film boyunca miğdemi bulandıran bir pisliğin hikâyesi. Miğdemi bulandırmasının sebebini filmin konusu içinde versem daha yerinde olacak. Bu defa spoiler taşıyabilir aman, dikkat! 

-Konu- 
İkinci Dünya Savaşı sırasında bir gece vakti eşcinseller bulundukları yerlerden toplanmaya başlarlar. Kaçmayı başaranlardan filmin kahramanı Max ve sevgilisi Rudy saklandıkları bir ormanda sınırı geçmeyi planlarken Nazilere yakalanırlar. Gözlüklü bir eşcinsel olduğu için Rudy öldürülür ve Max gıkını çıkarmaz. Sanki sonrasında öldürülmeyecek gibi. Sona eşcinsel olmadığını kanıtlamak için küçük bir kız çocuğu cesetine tecavüz etmeyi kabul eder! Sonra ver elini kamplar ve olaylar… 

Bu iğrenç kahramana rağmen Rudy’nin masumiyeti ve sonradan ortaya çıkacak olan Horst sevdiğim karakterlerden. İkinci onluğa koymanın asıl sebebi onlara karşı duyduğum hissiyat ve onlar sayesinde sevecenleşen filmi gözden çıkaramamamdır. Yoksa Max şerefsizi olsa ohhooo… İşin ilginç tarafı film İngiliz-Japon ortak yapımı. Yani bana ilginç geldi elin Japonu sen kalk Alman eşcinsellerle ilgili bir film yap! Hayret bi’şi’! 

8 NUMARA
Soundless Wind Chime, 2009


Aşk, ayrılık ve ölüm… 

Hadi önce bir konusuna göz gezdirelim: 

-Konu- 
Ricky, Allah’ın Hong Kong’unda sen kalk İsviçreli adam bul, adı Pascal, ona âşık ol ve şımarık ama hüzünlü orospu gibi görünüp aslında iyi aile terbiyesi almış Pascal sen ka’k… dilim varmıyor ama öl. Vefat et. Göç et. Uçmağa uç. Cennetlik ol. Allahın rahmetine hak kazan! Allah’ın bir bildiği var. Ricky sen kalk, üşenme… Lan nasıl üşensin âşık yahu! Sevgilisinin kayıp ruhunu İsviçre’de bulurum belki diye İsviçre’ye uç! (Filmin bir sahnesinde ruhların öldükten sora reenkarnasyona tabi olduğu ve bir hayvanın bedenine girdiğini açıklayan bir sahne var.) Gel gör ki gerçeklik insanın suratına tokat gibi vurduğu zamanlar olur ya… İşte bu tokada gelmeden önce Pascal’a benzeyen birini buluyor. Ama ne, Pascal’ın sağ yanağında mı ne ben vardı onda da var o kadar benziyor… 

Sevgili okur böyle yazıverdim de izleyeceğin bu güzel filmin sanatsal üslubu hakikaten öyle zor ki… Sanırsın postmodern müshil ilacı içmiş. Her şey her yerde! Olayların sıralaması yok. Kronoloji yok! Pusula kuzeyi gösterdiğini sanırken aslında güney batıyı gösteriyor falan. Oldukça durağan ve ayırt ediciliği düşük farklı sahnelere rağmen ilk ona bile oynayabileceğini düşünüyorum. (İtiraf ediyorum anlamak için iki defa izledim. ) 

9 NUMARA
Cahil Periler, 2001


Bir Ferzan Özpetek filmini hiç olmadı en iyi 20 eşcinsel temalı filme sıkıştırmak milli gururla alakalı olmasa da bir aidiyet var, tanımsız. Diğer filmlerini de bir solukta izlediğim Ferzan Özpetek’in bu filmini (belki Serseri Mayınlar, tartışır) hala aşamadığını düşünüyorum. Eksiklikleri olsa da karş’iim mesele sadece çekim ya d daha yorumlanabilir senaryo değil; mesele bazen her şeye rağpmen yalnızca heyecan olur ya Cahil Periler’de işte heyecan var. Mutlu oluyor insan. Mutlu ediyor insanı. 

-Konu- 
Kısa süre önce ölen Massimo’nun ofisteki eşyalarını eve getiren karısı Antonia, bir tablo görür ve olaylar faturalardan semtlere ve şehirlere dek genişler… 

Kim ne derse desin, bu filmin tüm karakterleri hüzün taklidi yapan birer Beberruhi! Beberruhi ise matruşka bebeği misali… Ya da birar karagöz ile Hacivat ama gölgeden sonrası olmayan… İzlemeyenin suratına ortasına kamp kurarım! hayır sonra yine, burun kıvır; yine beğenme, bağane! 


10 NUMARA
El Sexo De Los Angeles, 2012

Drei (3) ile tematik açıdan benzer olan filmimizi listeye alırken “olmasaydı da olur muydu” gibi sorularla beni taciz eden bir iç ses vardı. Monologlarla sürdürdüğüm ehemmiyetli uzun istişareler neticesinde listeye almazsam haksızlık etmiş olurum fikrini kanun hükmünde bir kararla tasdikledim. 

-Konu- 
Birbirine âşık olan Bruno ile Carla’nın, Bruno’nun dövüş hocası Rai’ya aşık olması ile boyut değiştiren ilişkisi anlatılmaktadır. 

Görsel ve ses açısından muamelesi iyi olan filmin senaryosunda bir sıkıntı yok değil hani. Bir tahmin edilebilirlik payı barındıran film bu nedenle 3’ten hayli uzakta seyretse de bilhassa giriş ve gelişme addedebileceğimiz ilk kırk beş dakika takdire şayan. Filmimiz hakkında söyleyebileceğim tek şey: “ve aşk dedi ki inadım inat adım kel Murat!” Bazen aşkı savunmak zordur. İzleyin; beğenmezseniz ben buradayım, paranızı iade ederim! 

*** 

Listeyi oluştururken temel kıstasım “drama olacak, hafiften kendini silkeleyeceksin” oldu. Bu sebeple listeme, çok sevsem de Transamerica’yı alamadım. Bu film gibi iyi niyetlisini görmedim. Diğer yandan gey olma ihtimalini sevdiğim Billy Elliot, Napola, The War Boys, Klass ve The Perks of Being A Wallflower’ı da temel teması gey olmadığı için alamadım. Yoksa alın, aldırın, saç saç parayı Leyla’ya bi daa mı gelcez dünyaya..ehöm.. Gerçekten severek izlediğim filmlerdir. Fakat bunun için eşcinsel temalı değil de “eşcinsellere elleyen temalı filmler” diye bir liste oluşturmak daha kâmilâne. Kımıl kımıl elliyorlar bizi.

(Bu yazı size misafir yazar Zeidzade tarafından getirildi.)

KTOG'un gay film rehberi için: Eşcinsel/Gay Temalı ve Konulu Film Arşivi ve İncelemeleri