kod

Eşcinselliğinin mekanızmasını, seni ve cinselliğini benzersiz yapan şeyleri, kod'unu keşfet.

yol

Olduğu ve olmak istediği insanı şekillendiren erkekleri keşfettiği yol'da KTOG'a katıl.

rehber

Eşcinsellik, seks ve envai çeşit konuda seni yükseltecek temel ve lüks rehberler.

biz

Mevcut yeryüzünde eşcinsel olmakla ilgili sakıncalı serzenişler.

aktifizm

Yataktaki pozisyonun ne olursa olsun, aktivizmin makbul olanı aktif olanı.

Bakirelik Takıntısı vs. Benden Önce Kaç Kişiyle Birlikte Oldun Mevzusu

Alışkanlıklarımızdan ve bunları ne zaman, nasıl uyguladığımız gerçeklerinden yola çıkarak gay aleminin şifrelerini çözmeye devam ediyoruz bıdıklar. Geçmişi sorulmayanımız yoktur aramızda. Ya da illa ki birisine bizden önce kaç kişiyle olduğunu bir noktada da olsa sormuşuzdur. Bu haftaki konumuz... Aslında iki konumuz var. Başlıktan da gördüğünüz gibi en başta "Benden önce kaç kişiyle birlikte oldun?" sorusunu basitçe "bakirelik takıntısı" olarak değerlendirirken sonunda bir "vs." karşılaştırmasına vurdum ayağımı. Aslında pek de öyle değilmiş, bunu öğrendim. Peki yazıştığımız/ileştiğimiz insanlara "benden önce kaç kişiyle oldun?" diye sormanın altında yatan neden ve bakirelik takıntısının kendisi arasında bir bağlantı var mı? Yoksa sadece merak mı bu? Ya da başka bir anlamı mı var?

Online seks aleminin davranış desenlerini ortaya koyma konusunda neden kendime bu kadar güvendiğimi sorsalar, sanırım Y jenerasyonunun internetin hayatımıza girişine denk gelmesi diye cevap verirdim. İnternet ben doğmadan önce de vardı ama henüz evlere girmemişti. Yaygınlaştığı ve bir şeylerin gerçek anlamda internet üzerinden yapılmaya başlandığı zamanlarda ise ben seksin ne olduğunu keşfetmeye, hatta bol bol yapmaya başlamıştım. Erken yaşta sekse ilişmenin kaymağını bulunduğum nesilden dolayı şans eseri yiyen nadir insanlardan olduğum için mutluyum. Doğal olarak online seksi, mIRC dahil, aşama aşama takip etme ve yaşama imkanı buldum.

Geçen zamanda değişen az şey var. Platformlar ve profil resmi kullanma alışkanlığı bunlardan birisi. Ya da kriterlerimizin varlığı. Evet, online seks ilk doğduğunda, insanlar o kadar korkuyordu, ve tanımadıkları biriyle buluşmanın heyecanını o denli dolu dolu yaşıyordu ki, neredeyse hiç kriterimiz yoktu. Şimdi ise birçok kriterimiz var. Neredeyse gerçek yaşamda tanışmaya döndü bu işler hatta. Önce bir adetten selam verme faslı falan bekleniyor artık.

Ama değişmeyen bir şey var ki beni bunları yazmaya iten de o oldu: Malum, bariz, gözümüzün içine bakıla bakıla sorulan (artık web-camler herkeste var), korkunç ve anlamsız, nedeni ve kaynağı belli olmayan "Benden önce kaç kişiyle oldun?" sorusu. Online seksin ilk zamanlarında "Bakire misin?" diye de sorulurdu, özellikle gayler arasında hatta. Çünkü özellikle Türkiye gibi bir yerde gaylerin gerçek hayatta tanıştıkları birisine kendi istekleriyle bekaretlerini kaybetmeleri pek de alışılageldik bir durum değil. Online seks gelmeden önce gizli gay olduklarını bile anlamayan o kadar Türk vardı ki, internetin başlarında Türk gaylerin neredeyse yarısı bakir ya da bakiremsi, bakirtırak bir şeydiler, bu yüzden de sorulurdu yani. Ama zaman geçtikçe 14'lükler bile seks yapmaya başladı, artık kimse bakire değil. Ya da biz kimsenin bakire olduğunu akıllarımıza getirmiyoruz. Doğal olarak en başta kaba olduğu düşünüldüğünden "Bakire misin?" yerine "Benden önce biriyle birlikte oldun mu?" diye sorulan soru, zaman geçtikçe "Benden önce kaç kişiyle birlikte oldun?" sorusuna dönüştü. Artık karşımızdakinin birden çok kere seks yaptığına eminiz. Çünkü "Ben de birden çok yaptım, o niye yapmasın ki? Azize mi sanki? Elinin altında internet, oturduğu semtte gaybarlar var amk" diye düşünüyoruz. Dahası, artık gay seksin mümkün olduğu tüm insanlar olarak biliyoruz.

Peki neden soruyoruz? "Benden önce biriyle oldun mu?" sorusuna verilecek "Hayır" cevabı seks hayatları düzenli olan heteroseksüel erkeklerin küçük bir kısmı için heyecan vericidir. Çünkü bakire bir kızın başa bela olduğunu, hele de yaşı hakkında yalan söylüyorsa kıza verdiklerinden çok kendilerine girme riski olduğunu bildikleri gibi bu riskin ciddiyetini önemserler de.  Ama yine de heyecan vericidir zihinlerinin derinliklerinde bu fikir.

Sonuçta bakirelik korkunç ya da heyecan verici olsun, heterolar tarafından derinlerde ya da yüzeyde, aslında talep edilen bir şey.

Söz konusu gayler olduğunda ise durum daha farklı. Gaylerin neredeyse tamamının karşılarındakinin bakire olmasından hoşlandığını biliyoruz. Özellikle de aktif gaylerin. Heterolardan farkımız ise bunu açık açık söylememiz, ve istememiz. Hatta mümkünse talep etmemiz. Çünkü kimse niye oğlumuzu siktin, niye kocamı emdin diye sizin kapınıza dayanmaz hani, de mi?

Bu kadarını anladım. Yani bakirelik gerek heterolar gerekse gayler tarafından ellerinde olsa yeniden ve yeniden talep edilecek bir şey. Çünkü seksi halen kirletme ve kirlenme olarak görüyoruz, yalan değil. Yasalarca birçok yeni özgürlük her sene verilmeye başlansa da, yetiştirilme tarzımız ve salak medya yüzünden zihinlerimiz bize izin vermiyor. Yani önemli olan devletin değil, zihnimizin yasaları. Ve söz konusu bakire olunca, onu ilk kirletenin biz olduğumuz düşüncesi hoşumuza gidiyor olabilir. Ayrıca birinin ilki olmayı heyecan verici bulmakda yanlış bir yan da yok. Yeter ki reşit olsun.

Ama "Benden önce kaç kişiyle birlikte oldun?" sorusunu anlamıyorum, ve herhangi bir şekilde anlayabileceğimi de sanmıyorum. Bu yüzden araştırdım, düşündüm, ve insanların neden bu soruyu sorduklarını gözlemledim:


  • Grup 0-A: Bazı insanlar basitçe muhabbet tıkandığı için bu soruyu soruyorlar.
  • Grup 0-B: Bazıları bu soruyu sormak zorunda hissediyorlar, sanki bir seks konuşması bu soru olmadan tam olmazmış gibi.
  • Grup 0-C: Bazıları alışkanlıktan soruyor. Kendilerine bu soru o denli çok sorulmuş, kendileri de o denli çok sormuşlar ki en başta neden sorduklarını bile hatırlamıyorlar.

Bu üç kısım zaten etkisiz eleman oldukları için 0 dedim ve ABC'ledim. Bunlara cevap verin ya da sana ne diye geçin, bir şey olmaz. Tabii önce karşınızdakinin bu 3 gruptan biri olduğunu anlamanız lazım. Örneğin 3 saatlik çok keyifli bir konuşmanın ardından, 2 dk sessizlik beraberinde bu soruyu getirdiyse, muhabbet tıkandığı için soruyor ya da soruluyor olma ihtimaliniz %90.

Beni asıl dehşete düşüren grup aşağıdaki 4'lüydü. Ve Mahşerin 4 Atlısı gerçekten varsa, bunlar da Salaklığın 4 Kanıtı olmalı diye geçirdim içimden.

Grup-1: Hastalık riskini hesapladıklarını söyleyenler.
Bu gruptaki salaklar hayatları boyunca salaklığa mahkum olmuş insanlardır. Bunlardan çevrenizde bol bol görebilirsiniz. Hayatları boyunca gerçekten bir bok olamazlar ama düzenli bir işleri falan vardır, ve salaklıklarının farkında oldukları için kendilerine şunu söylerler: "Çok başarılı olamayabilirim, ama en azından çok şey bileceğim, bir bilgin olacağım". İşte bu insanların yaşlı halleri bugün çevrenizde durmadan size bir konuda öğütler veren, her hastalığa bir otla her derde bir bokla çare bulduklarını iddia eden tiplerdir. Ama asıl korkunç yanları gençlikleridir. Çünkü bir gün internetten bir AIDS broşürü görürler ve 2 dk'lık ellerinden geldiğince bir hızlı okumanın sonunda kendilerini AIDS profesörü sanarlar. Hatta o derece ki HIV ve AIDS arasındaki farkı bile bilmezler ama kendilerince AIDS bulaşması (!) konusunda yeni formüller geliştirirler. Örneğin: Ne kadar çok insanla yatarsan o kadar risk olur.

CEVAP: Yavrum sen salak mısın? Ciddi soruyorum bak. Hayır fenni bilimlere kafan basmıyor onu anladım da, lisede istatistik de mi görmedin? O dersi geçmeden nasıl lise mezunu oldun? Tanımadığın biriyle yattığında HIV bulaşma ihtimali %50'dir. Karşındaki ya HIV'lidir, ya da değildir. Sen her bir yabancıyla yattığında bu ihtimaller yeniden yazılır. Yani 4 kişiyle yatınca %50X4=%200 HIV kaptım ihtimali diye bir şey olmaz a benim beyinsiz Anadolu'm. Doğal olarak karşındaki insan da geçmişinde her yeni bir yabancıyla yattığında bu ihtimal yeniden yazılır. Son yattığı kişiden ya HIV kapmıştır, ya da kapmamıştır. Aynı şekilde çok kişiyle yatınca vücudunda daha çok HIV birikmiyor, ve bir gün hepsi bir araya gelip seni hasta yapmıyor.

Yani karşındaki 3 kişiyle, ya da 10 kişiyle yatmış olsun. HIV'dir ya da değildir. Bu kadar. Ayrıca Ümraniye'de her az kişiyle yatmış gayle yattığına göre, aslında en çok HIV riski taşıyan da sensindir. Yani senin mantığına göre karantinada olan sen olmalısın.

Grup 2: Bazıları tecrübesiz birini istediklerini, bundan daha çok hoşlandıklarını, ve bu soruyla tecrübe düzeyini anlamaya çalıştıklarını söylüyor.
Sonra da karşınızdaki pasif içine alamayınca kendinizi büyük aletli, ya da buluştuğunuz aktif kaldıramayınca kendinizi "kendine çok güvenen ve bu yüzden karşısındaki söndüren pasif Diva" ilan edin diye bu gerekli bi şey tabi. Neden olmasın?

Grup 3: Bazıları ise gizliliğe önem veriyor, ve çok seks yapmış bir kişinin bu alemde bir çevresi olacağını, kendi gizlilikleri için iyi olmayacağını düşünüyorlar.
KTOG'un cevabı: Sayın sevgili spastik, biz Türkiye'deki gayler olarak daha önce seks yaptığımız birini görünce: Aaaa anne bak! Şu adamla yatmıştım ben! diye AVM'lerin ortasında bağırmıyoruz. Ve sanki götüm gibi tipinizle Türkiye'nin yarısıyla sevgili olmuşunuz gibi bir sevgiliniz yanındayken diğeriyle karşılaşma ihtimalini hesaplıyormuşunuz gibi numara yapmaktan vazgeçin.

Neden?

Uzun deneyim sürecimin sonunda şu kanıya vardım ki, gizliliğe önem verdiğini üstüne bastıra bastıra söyleyen gaylerin %70'i genel algıya göre çirkindir, ve tek amacı gizlilik bahanesiyle web-cam açma seansını 5 dk daha erteleyebilmektir. 

Peki gerçekten gizliliğe gerçek gizlilik amacıyla önem veren yok mu? 
Var. 

Bu tiplerin %30'u önemli bir kademeye gelememiş ve sonunda akıllarından CIA'in onları izlediğini hayal etmeye başlayan, sanal ego tatmini yapan devlet memurlarıdır. Ve gerçekten de gizliliğe önem verirler. Hayır bir insanın değeri mesleğiyle ölçülmez ama bunlar kendi değerlerini meslekleri ve kademeleriyle ölçtüklerinden dünya böyle boktan bir yer ya zaten. Heterolar da dahildir bu gruba...

Grup 4:Bazıları da en basit haliyle az seks yapmış bir insanın daha saf, daha temiz olduğunu düşünüyorlar. Yani kısaca kendilerine görücü usulü kadın arıyorlar.
İşte en korkuncu bu. Sanmayın ki bu tipler sadece aktif olur. Çok korkunç ötesi falan yanılgılar içindesiniz. En az onlar kadar bir çükün temizliğini sağlayan şeyin az seks yapmak olduğu sanan pasifler var. Bu gruptaki aktiflere gelince ise, keşke gerçek dertleri dar delik olsa ve bu da onların bahanesi olsa. Ama değil malesef. Bu grup toplam aktiflerin %30'unu içine almakta, ve gerçekten de karşılarındakini yaptıkları seks sayısına göre yargılıyorlar, bir de üstüne az penis değmiş delikten daha fazla zevk alacaklarına inanıyorlar. Hayır ellerinde olsa, ah bir Tanrı gibi vücutları olsa, ah bütün pasifler onları istese sanki kendileri yine de sekse hayır dermiş gibi. Sen seviyorsun, herkes seviyor, istiyorsunuz seks yapmayı. Sorun ne abi, sorun ne amca?

İşin ilginç yanı, eğer onlara duymak istedikleri şeyleri söylerseniz, gerçekten de psikolojik olarak aldıkları zevk fiziksel zevke dönüşüyor. Eğer bu tiplerden birini beğendiyseniz ve yatmak istiyorsanız, onlara duymak istedikleri şeyi söyleyin. Hatta rol yapabilecek durumdaysanız bakireyim diye yalan atın. Bedenlerini kullandıktan sonra da gerçeği söyleyin. Hem gereksiz insan tipi gruplarından birini cezalandırmış, hem de harika seks yapmış olursunuz, egonuz da tavana vurur. Bir taş, 3 kuş.

Son olarak ise bu soruyu ne zaman kullandığımızı inceledim: Aşık olduğumuz ya da aşık olduğumuzu düşündüğümüz birine, ya da saygı ve hayranlık duyduğumuz birine bu soruyu sormak istemiyoruz. Çok hoşlandığımız birine ise yeri ve zamanı gelinceye kadar bu soruyu sormak istemiyoruz. Ne var ki amacımız sadece seks olduğunda birçoğumuz dengesizce bu soruyu sormak istiyoruz, dahası, biz bu sorudan nefret edenler, yani kendimizi mantıklı ilan edenler bile zaman zaman bu soruyu sorarken buluyoruz kendimizi.

Yani bu soruyu konuşmanın ilk 5 dk'sında duyduysanız, ve karşınızdakini tek gecelikten fazla olarak görüyorsanız, amacınız seksten fazlasıyla, oradan kaçın. Çünkü karşınızdakinin tek amacı seks, ya da Grup 1-2-3-4'teki insanlardan biri ve, ya kalbiniz kırılacak, ya da sinirleriniz bozulacak.


Sevgili Bakire-severler:
Bakirelikle temizliği ve saflığı ilişkilendirmeden(!), bunu psikolojik ya da fiziksel bir zevk olarak tuttuğunuz sürece, bir de pedofili (eyleme döken ya da fantezide fark etmez) olmadığınız sürece size lafım yok. Herkes birilerinin ilki olmaktan hoşlanabilir...

Ama...

Sevgili gay aleminin "Benden önce kaç kişiyle oldun?" takıntılı tipleri: Yalvarırım 3 kere seks yapmış birinin 4 kere seks yapmış birinden  bazı kıstaslarla karşılaştırılmasını bırakın. Yani basit matematik mantıklar kurmayın. Çünkü zaten sevdiçeklerim, basit matematikte sorunlu olduğunuz için açık öğretim okudunuz, hatırlatırım.

Ve aşk, sevgi, seks: Basit matematikle çözülseydi, varlıkları edebiyat dahil yüzlerce sanat dalının kurulmasına ilham olmazdı. Geç de olsa bilgideposu.com okuyarak kazandığınız evliyavari kültür seviyenize bunu da ekleyin.