kod

Eşcinselliğinin mekanızmasını, seni ve cinselliğini benzersiz yapan şeyleri, kod'unu keşfet.

yol

Olduğu ve olmak istediği insanı şekillendiren erkekleri keşfettiği yol'da KTOG'a katıl.

rehber

Eşcinsellik, seks ve envai çeşit konuda seni yükseltecek temel ve lüks rehberler.

biz

Mevcut yeryüzünde eşcinsel olmakla ilgili sakıncalı serzenişler.

aktifizm

Yataktaki pozisyonun ne olursa olsun, aktivizmin makbul olanı aktif olanı.

Yeni Mesele: Homofobik mi Femifobik mi?

Feminen gaylere ya da davranışlara karşı yapılan "sözde" ayrımcılıkla ilgili bir yazı yazmıştım zamanında; ve olayı "kibar bir şekilde feminenleri reddetmenin, onlarla hiçbir şekilde iletişim kurmak istememenin" yanlış bir tarafı olmadığını, bunun bir zevk meselesi olduğunu, bütün feminen gaylerin profillerinde zaten "şişkolar yazmasın, kaslı olsun sadece" gibi kaba şekillerde ifade edilmiş kriterleriyle ayrımcılığın babasını yaptıklarını söyleyerek tatlıya bağlamaya çalışmıştım. Bir kısım insan tepkisiz kaldı ki ben de bunu mort olmaları yönünde yorumladım ve devam ettim. Ama meseleyi kapatmaktan çok uzakta olduğumu da fark ettim. Çünkü aklıma bir felaket senaryosu geldi, her zamanki gibi...

Ya bir gün femifobiklik, asıl homofobinin yerini alırsa? 
Bu mümkün mü?

Aslında femifobi diye bir terim yok, ama huyum kurusun sözlüğe yeni terimler eklemeye bayılıyorum.  

FEMİFOBİ: sadece feminenlere karşı yapılan homofobiklik

Bunu sadece zevkten değil, geleceği öngörebildiğim için de yapıyorum. Sanırım yazının sonuna doğru ne demek istediğim anlaşılır.

Neyi irdelemeye çalıştığımı anladınız sanırım. Çünkü son 5 senede bir anda fırlama yapan ve özellikle arkadaşlık sitelerinde kendini belli eden feminenlere karşı ayrımcılık meselesi artık epey bir ortada. Yani bunu fark etmemek için kör değil bildiğin spastik olmak lazım. Konunun özetini ve nereye geldiğimizi şuradan okuyun.

Feminenleri dışlama yeni mi çıktı? İnsanlığın başından beri var, diyebilirsiniz. Mesele feminenlerin dışlanması değil, bizim incelediğimiz şey, feminen gaylerin gaylerin geneli tarafından dışlanması. Profil sitelerinde "feminenler yazmasın" olayı feminenlerin başını ağrıtınca benim de başım olayı çözmeye çalışmaktan ağrımaya başladı. İlgili yazıda feminenlere olan ayrımclığın basit bir zevk meselesi olduğunu, erkeksi gaylerle sevişmek istemenin yanlış bir tarafı olmadığını açıklamıştım. 

Bu mesele şimdilik böyle. Ama ya ilerde?

Çünkü anladığım kadarıyla şu an basit bir zevk meselesi olan konunun, ileride ciddi bir faşizm meselesine dönebilitesi var. Zira aklıma 1 senaryo, 1 de dilemma geldi.

SENARYO: Gelecekte gaylerin evliliklerine izin verildiği, genel homofobinin tam olarak asla yok olmasa da önemli derecede azaldığı ve akılları gayliğe yetmeyen insanların da gaylere saygı göstermeye zorlandığı, haklarımızın yasalarca korunduğu bir zamanda, gaylerin de artık heteroseksüeller gibi yaşamaya başladığını hayal edin. 

Heteroseksüeller gibi aile kurabildiklerini, cemaate kabul ediklerini, hatta kendi cemaatleri/imamları/papazları/kulüpleri olduklarını falan düşünün. Bir süre sonra bu gayler toplum tarafından reddedilmeyen her insanın yaptığı gibi yerinde rahat duramıyor ve kendilerine özgü ahlak değerleri geliştiriyorlar. Hatta artık normal bir birey olarak kabul edildikleri için, birilerini dışlama ayrıcalığı da elde ediyorlar. Gayler dahil tüm erkeklerde maskülenliğin birinci kriter olarak arandığı bir zaman ve dünyada, dışlanmak için acaba kimler kurban seçilebilirdi? Hadi bilin? Feminenler.

Bu söylediğim kulağa çok çılgın gelse de aslında bugüne kadar ortaya atılmış en mantıklı LGBT felaket teorilerinden birisi. Bunu anlamalısınız. İnsanlar dışlanmadıkları zaman dışlarlar. Rahat batar, yerlerinde duramazlar. Herkes böyle mi demeyin, zaten herkes dediğimiz kesim insanların %70'ini oluşturuyor. Doğal olarak maskülenliği birinci kriter kabul eden ve çocuklarına feminenliği yasaklayan, bunun itici olduğunu açıklamaya çalışan gaylerin sayısı, bu söz edilen gay topluluğunun %60'ını bile oluştursa yeter de artar bile. Kalan %40 bi boka yaramaz, buna emin olun.

Heteroseksüellere döndüğümüzde ise bugünlerde;
"ben gaylere karşı değilim ama bir erkeğin feminen tavırlara sahip olması bana itici geliyor, katlanamıyorum" tarzı şeyler duymak çok kolay. Yani şu anda ilk defa, eş zamanlı olarak heteroseksüeller ve gayler (çoğunluk) bir konuda karar kılmış durumda: Feminenlerin itici olması. Bu itici davranışa ayrımcılıkla karşılık verenler için bir terim bulunması yakındır: FEMİFOBİ

Çünkü duruma bakılırsa insanlar daha şimdiden gayleri sevmeyenler ve feminenliği sevmeyenler olarak ayrılmaya başlamış durumda. Arkadaşlık sitelerinde bu durumu rahatlıkla gözleyebiliyorsunuz.

Bugünden 50 sene sonrasını hayal ettiğinizde, itici bulunan bir davranışın ayrımcılık nedeni olma ihtimalini göz ardı edemezsiniz, etmemelisiniz.

Peki ne yapmalı? Yapcak bi şey yok. İnsanların çoğunluğunu kontrol edemediğimiz gibi, gaylerin çoğunluğunu da kontrol edemeyiz. Eğer gelecekteki gayler kendilerini iyi hissetmek için feminenleri dışlamaya karar verirse, hatta feminenliği bir hastalık olarak literatüre koyarlarsa bile şaşırmayın. Şimdiden uyarıyorum. Düşünsenize gayliğin hastalık olmaktan çıkarıldığını ve yerine feminenliğin getirildiğini. Nasıl?

Her şey değişir kızlar, değişmeyen tek şey insanoğlunun bokluğudur. Feminenleri herkes sevmeli demiyorum, bir şeyi sevmeme, hatta ondan nefret etme hakkımız olmalı. Bu özgürlüktür. Ancak bu şekilde insanlığımızı koruyabiliriz. Ama insanlığımızın hayvanlıktan farkını, sevmediğimiz şeylere olan nefretimizi "ayrımcılık, şiddet, hakaret" gibi kavramlarla yansıtmamakla koruyabiliriz. Bunu yapanlara da tolerans tanımamakla...

Yine de bu çözümü herkesin uygulayabileceğini sanmıyorum. Bana sorarsanız gaylerin çoğunluğu evlilik haklarını aldıkları zaman, gayler de kendi ahlak değerlerini, tolerans limitlerini yaratmaya başlayacaklar. Ve gelecekteki potansiyel gay topluluklarında evlilik dışı yaşanan gay ilişkinin caiz olmadığına dair vaazlar falan duyabilirsiniz. Hatta erkek erkek kalıyorlar diye hedef gösteren bir gay başbakanımız bile olabilir. Yani kısaca, mesele sadece haklarımızı almak değil. Mesele insanlığımızı ortaya koymak. Çünkü gaylerin de insan olduğunu, ve faşizmin sadece heteroseksüellere özel bir kavram olduğunu unutmayın. Ayrıca "feminenler yazmasın" diyenlere sinirlenmeyi de bırakın. Çünkü bu ifade özgürlüğüdür, faşizm değil. Feminenler bizim itibarımızı bozuyor demek, işte bu faşistliktir.

Bütün bunların gerçeğe dönüşmesi, evli gaylerin kendilerini bekar gaylerden üstün görmeleri, feminen gaylerin gayler arasında hastalık olarak kabul edilmeye başlaması... Bunlar yakındır. Hele yasalar tüm dünyada gayleri tanıyana kadar bekleyin. (Dünyadan kastım Arabistan'ın ya da Araplarla ilgili herhangi bir şeyin olmadığı bir dünya. Onlardan bi şey beklemiyoruz zaten.) 

Arapları işin içinden çıkardığımıza göre, Avrupa geneli ve Amerika'da kalan eyaletlerin senatolarından çıkacak bir söze bağlı şu kehanetlerin gerçekleşmesi. Dikkatli olun. KTOG demedi demeyin. KTOG dedi, ama dedi de noldu, oldu işte amk diye sızlanın sadece. Ben o sızlanmalarınızı duyup egomu tatmin ederim.

Ve sadece 20 sene sonra "homofobik misin femifobik mi? aa ben de femifobiğim ne kadar ortak noktamız var, hadi bi kahve içelim" gibi sözleri duymaya hazır olun. Ama o durumda bile feminenlerle yatmaktan hoşlanmamanın yanlış olmadığını da hatırlayın, ve zevk sahibi olanlarla femifobikler arasındaki ince çizgiyi ayırt edin. Yoksa kaos sizi bekliyor demektir.

Sonuç olarak: Zaman verin, ve gerçek femifobiklerin ortaya çıkmasını bekleyin. Radarlarınız açıksa da tek tek tespit edin: Femifobidar

Sizi son olarak dilemmayla başbaşa bırakmak istiyorum: Aklıma takılan şu: Feminen gayler kendileri feminen oldukları için maskülen sevgili istiyorlar, maskülen gayler zaten maskülen sevgili istiyorlar. E bu feminenleri kim istiyor peki? (Cevap: Gabile)