kod

Eşcinselliğinin mekanızmasını, seni ve cinselliğini benzersiz yapan şeyleri, kod'unu keşfet.

yol

Olduğu ve olmak istediği insanı şekillendiren erkekleri keşfettiği yol'da KTOG'a katıl.

rehber

Eşcinsellik, seks ve envai çeşit konuda seni yükseltecek temel ve lüks rehberler.

biz

Mevcut yeryüzünde eşcinsel olmakla ilgili sakıncalı serzenişler.

aktifizm

Yataktaki pozisyonun ne olursa olsun, aktivizmin makbul olanı aktif olanı.

Gaylerin Altı Parmağı Vardır

Selam papatyalar. Bugün sizlerle çook ünlü bir resim hakkında fun-facts tarzı bir bilgi öğreneceğiz, ve sonra da bu bilginin bana neler hissettirdiğiyle ilgili konuşacağız. Aynı şeyleri sizin de hissedeceğinizi biliyorum, ve evet, eşcinsellikle ilgili sorunlara parmak basmak için ilham aldığım şeylerin ne kadar garip olduğunun da farkındayım.


Bu gördüğünüz resmin adı NightHawks. Edward Hopper 1942'de yaptı ve kendisinin en çok bilinen eserlerinden biri. Bunun bir nedeni de, Chicago Tribute gazetesinde bir röportaj sırasında kendisine "resminizde bir kapı olmamasının ardındaki felsefik anlam nedir?" diye sorulmuş olması. Çünkü ünlü ressam şu şekilde cevap verdi: "Siktir, lanet olsun, ananı skim yine mi lan? Yine mi unuttum? Hayır ya, bu sefer değil ya!..." ve sonra şapkasını çıkarıp dizini dövdü. Buradan nereye varıyorum...

Bu olay bana bir görüntü verdi. Gay olduğum gerçeğini unuttuğum anları düşündüm. Var olmakla, dünyayla ölesiye iç içe geçmek, ki bir an için gay olmak bir gerçek değil, aslında nefes almak gibi, sadece olan bir şey. Sizi tanımlayan, sizin bir yanınızı oluşturan bir özellik değil de, sadece olan bir şey. Gayim, ve bu kadar.

Hiç böylesine şiddetli bir an yaşamadığımı fark ettim. Aslında bu noktada hepimiz adına konuşabilirim. Hiçbirimiz de hayatımızda böyle bir an yaşamadık. Gay olduğumuz gerçeği, kendimiz ve gayliğimizi bildiğimiz ilk andan beri hep yanımızda, hep aklımızın bir köşesinde ve hep dilimizin ucunda oldu: yutulmaya mahkum bir lokma gibi.

Ve bu, heteroseksüellerle aramızdaki en büyük farklardan biri. Çünkü bu, 3 kolunuz varmış gibi ya da 6 tane parmağınız varmış gibi yaşamaya benziyor. Ne zaman bir bardağı elinize almaya çalışsanız, o 6. parmağa da sinirlerle sinyal gittiği için, o parmağın varlığını da hissedeceksiniz demektir. Ki zaten öyle oldu, biz o 6. parmağı her zaman hissettik.

Oysa bir heteroseksüel, arkadaşlarıyla muhabbet ederken, ya da sinemaya gittiğinde, en basitinden banyo yaparken, kim olduğunu hatırlamak zorunda değil. Çünkü ona kim olduğunu hatırlatan bir dünya, bir düzen yok. O sadece yaşayabilir, sadece nefes alabilir. Sadece var olabilir.

İşte bu, heteroseksüellerden eksik kaldığımız nokta. Çünkü biz gayler, hiçbir zaman sadece ol'amadık. Yaşarken, var olurken, nefes alırken, hep gay olduğumuzun bilincindeyiz. Sanki bir yarışmanın içerisindeyiz ve hangi takımın formasını giydiğimizi hatırlamak zorunda olduğumuz bir endişenin içinde yaşıyoruz. İşin ilginci, çıplağız, ama aklımızın içinde hep bir forma var, ve biz o formayı giydiğimizi düşünmeye endekslendik.

Bir insanın bu dünyanın keyfine tam olarak varabilmesi için, bir an bile, kim olduğunu unutması gerektiğini düşünüyorum. Bir çiçeği severken, o çiçeğin renklerine hayran olurken, gökyüzüne bugün mavi olduğu için teşekkür ederken; tüm bunları yaparken kim olduğunuzu unutmak ve farkında, bilincinde olduğunuz tek şeyin "yaşamak, var olmak" bilgisi olan bir an, anların yaşanması gerektiğine inanıyorum. Böylece bir insan tam olabilir.

Ve sonra korkuyorum. Çünkü kim olduğumuz gerçeğini hatırladığımızda, beraberinde bu gerçek yüzünden yaşadığımız travmaları, kötü görüntüleri, kötü sesleri, kötü insanları da hatırlıyoruz. Bizim kim olduğumuz gerçeği unutulacak gibi değil. Çünkü bize çok şey yaptılar, bize çok zarar verdiler. İşte bu yüzden korkuyorum, ya hayatta olduğumuz süre boyunca kim olduğumuzu, gay olduğumuzu bilmediğimiz bir an geçiremezsek ve asla tamamlanamazsak?

Gay olduğumu o denli unutmak istiyorum ki, huşu içerisinde resim yaparken o kapıyı çizmeyi unutmak gibi olsun. Öyle yaşamak istiyorum. Gay olduğumun asla hatırlatılmadığı bir ortamda, kendimi resmetmek, ve o resimde sadece yaşadığımı göstermek istiyorum. Unutmak istiyorum. Elimin her hareketinde bir yaşam portresi çizermiş gibi, gay olduğumun bilinçsizliğinde yaşamak istiyorum.

Ne dersiniz?
Bir gün unutacak mıyız?