kod

Eşcinselliğinin mekanızmasını, seni ve cinselliğini benzersiz yapan şeyleri, kod'unu keşfet.

yol

Olduğu ve olmak istediği insanı şekillendiren erkekleri keşfettiği yol'da KTOG'a katıl.

rehber

Eşcinsellik, seks ve envai çeşit konuda seni yükseltecek temel ve lüks rehberler.

biz

Mevcut yeryüzünde eşcinsel olmakla ilgili sakıncalı serzenişler.

aktifizm

Yataktaki pozisyonun ne olursa olsun, aktivizmin makbul olanı aktif olanı.

Bizim Sırrımız Eşcinsel Olmak Değil

Hayatımın bir noktasına kadar bana “en büyük sırrın ne?” diye sorulsa vereceğim cevabı kesinkes bildiğimi düşünürdüm: Eşcinsel olmak. Ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduğumu yıllar sonra, kendimi, benim bugün olduğum yerden sorumlu olmayan en küçük şeylere bile öfkelenirken, doğan güneşe doğduğu için, batan güneşe batıdan battığı için kızarken bulduğumda anladım.

İçimde, dünyaya, insana karşı biriktirdiğim ve ortaya çıkmaması için sadece yalvarabildiğim bir öfke var.

Biz eşcinsellerin en büyük sırrı eşcinsel olmamız değil, öfkemiz. Herkesten sakladığımız şey aşkımızın da bizim gibi erkek olması değil, öfkemiz. Ortaya çıksa bizi utandıracak şey eşcinselliğimiz değil, deli gibi sakladığımız öfkemiz.

Birer eşcinsel olarak bize yapılan haksızlığın öyle büyük olduğunu düşünüyoruz ki, ve bunun için çok haklı nedenlerimiz var, artık dünyanın neresinde, hangi zamanında birisi bir haksızlığa uğrasa, bunu kendi üstümüze alınıyoruz. Birine yapılan en küçük bir yanlış bile bize yapılmış gibi hissediyoruz ve hiddetimiz bedenimizden taşıyor. Kimseye itiraf etmiyoruz ama içimizde, görmediğimiz yerlerde, dokunulsalar patlayacak, patlayacak olsalar bizi öldürecek bir öfkenin apselerini biriktiriyoruz.

Bundandır, garson ilgisiz davrandığında masada en çok sinirlenen ve bunu en çok saklayan kişi, hiç tahmin etmeyeceğiniz “eşcinsel” olan müşteridir. Haksızlığa olan tahammül kotası en çok dolan o olduğu için.

Bir önceki yazıda bahsettiğim “eşcinsellerin çok küçük şeylere bile sinirlenmeleri” gerçeği, aslında biraz da bu yazıda bahsettiğim “haksızlığa karşı dolan tahammül kotamız”la ilgili. Çünkü: Yeter artık.

Bir kadın kocasından dayak yediğinde, dünyanın bir yerinde bir azınlık yapmadıkları bir şey için cezalandırıldıklarında, bu benim başıma gelse sinirlenmeyeceğim kadar sinirlenirken buluyorum kendimi. Aklımda herkesten gizleyerek yaşattığım mavi pembe dünya bir anda kanlı canlı bir vahşete dönüşüyor.

Durduramıyorum. Ama durdurmak istediğimden de emin değilim.

Yapabildiğim tek şey itiraf etmek: Sakladığım eşcinselliğim değil, öfkem. Bir yaşam boyunca biriken öfkem.