kod

Eşcinselliğinin mekanızmasını, seni ve cinselliğini benzersiz yapan şeyleri, kod'unu keşfet.

yol

Olduğu ve olmak istediği insanı şekillendiren erkekleri keşfettiği yol'da KTOG'a katıl.

rehber

Eşcinsellik, seks ve envai çeşit konuda seni yükseltecek temel ve lüks rehberler.

biz

Mevcut yeryüzünde eşcinsel olmakla ilgili sakıncalı serzenişler.

aktifizm

Yataktaki pozisyonun ne olursa olsun, aktivizmin makbul olanı aktif olanı.

Erkek ve Erkek: Aşk Gece Kanatlanır

Burası bizim odamız. Aklıma gelen en son şey bedenine sahip olmak düşüncesi, kalbime düşen en son arzu senin bedenime sahip olman arzusu. Hayır. Sen o yatağın üzerinde otururken ben kapıdayım, seni izliyorum...

Kravatını çıkarmanı, gömleğinin düğmelerini tek tek çözmeni, bunu yaparken açılıp kapanan parmak eklemlerini, ellerinin her hareketiyle hafifçe yer değiştiren damarlarını görüyorum. Seni, nefes alışını, kalkıp inen göğsünü, gözlerinin altındaki çizgileri, bir mürekkep damlasının suyun içinde dağılırken çıkardığı sesi dinliyormuşum gibi bir kuvvetle izliyorum. Sabah burada olacağını biliyorum, ama sen geceleri bir başka görünüyorsun ve her anını sanki seni bir daha görmeyecekmişim gibi bir hasret ve hasetle aklıma kazımaya çalışıyorum.

Burası bizim yatağımız. Yanındayım. İlk yaptığım şey seni öpmek değil. Seni sabah öpebilirim, ama sen geceleri bir başka görünüyorsun. Ben geceyi koklamayı seviyorum. Ben geceyi, senin boynundan koklamaya bağımlıyım. Tam oraya dudaklarımı bastırıyorum. Hani sen beni öpmek istemiştin, ama benim daha iyi bir fikrim vardı: Seni göğsümde uyutmak. Sen yine de beni öpmek istemiştin, ben o sırada senin başının kendime doğru çekmiştim ve yüzün benim boynumun göğsümle birleştiği yere gelmişti. Sen de dudaklarını bir süre orada tutmuştun. Yanmıştı orası. Asla eskisi gibi olmadım. İşte bu anda, seni öpmek yerine dudaklarımı senin boynunda, benim boynumu dudaklarınla yaktığın yere götürüyorum. Bir süre burada kalıyorum. Çünkü sen geceleri bir başkasın. Gece kokuyorsun.

Bu bizim çarşafımız. Yanına yatıyorum. İlk yaptığım şey sana sarılmak değil. Önce bir süre, öylece yanında yatıyorum. Hiçbir şey yapmıyoruz. Ben o anı, senin benim yanımdaki varlığını, yıllar süren yalnızlığımdan sonra mucize gibi indiğin bu fiziksel formu kabul etmek, bu gerçeği sindirmek için önce bir süre yanında öylece uzanıyorum. Kollarımız birbirine değiyor sadece. Derin bir nefes alıyorum. Buradasın. Benimsin. Seninim. Parmaklarım çölde bulduğu küçük bir su damlasındaki kendi yansımasından kaçmaya çalışan bir örümcek gibi çarşafımızın içine gömülerek yol alıyor. Ellerini buluyorum. Önce nabzını hissediyorum. O nabzın benim için attığını biliyorum. Tüm kalp atışlarım senin için. Parmaklarını buluyorum. Başparmağımla, parmaklarındaki eklemleri okşamaya, bastırıp çekmeye başlıyorum. Parmak uçlarına dokunuyorum. Sonra tüm parmaklarımı, seninkilerin arasına geçiriyorum.

Bu bizim yastığımız. Yavaşça sana dönüyorum. Henüz bana bakmıyorsun. Ellerimiz birbirine dolanmış, sen tavana bakıyorsun. Karanlık, ama diyorum ya, sen gece bir başka görünüyorsun. Gece bunu biliyor. Gecenin ışığı, odamızdan hiç eksik olmuyor.

Sen benimsin.
Bak, böyle güzel olunmaz.

Ama diyorum ya, sen gece olunca bir başka görünüyorsun. Gece mavi. Gece içime doluyor. Gece, kalbimde debeleniyor. Öpme beni. İzin ver, boynunda kalsın dudaklarım.

Adam, boynumu yakar mısın?
Burası gece. Bizim.

Sen benimsin.