kod

Eşcinselliğinin mekanızmasını, seni ve cinselliğini benzersiz yapan şeyleri, kod'unu keşfet.

yol

Olduğu ve olmak istediği insanı şekillendiren erkekleri keşfettiği yol'da KTOG'a katıl.

rehber

Eşcinsellik, seks ve envai çeşit konuda seni yükseltecek temel ve lüks rehberler.

biz

Mevcut yeryüzünde eşcinsel olmakla ilgili sakıncalı serzenişler.

aktifizm

Yataktaki pozisyonun ne olursa olsun, aktivizmin makbul olanı aktif olanı.

Yanlış Kişiye Kendini Sevdirme Çabası

X3Bu, X-mini yazı dizisinin üçüncü yazısı. Tamamını buradan oku. Ben, ve kendime benzer insanları çekme huyum olduğu için birçok gay arkadaşım elektronik aletlere gerçek aletlerden daha meraklıyız. Senede bir telefon, iki senede bir bilgisayar değiştirme huyumuz var. Eğer vicdanımız ortaya çıkar ve senede bir telefon değiştirmenin müsriflik olduğunu fısıldayıp bizi kötü hissettirmeye çalışırsa o zaman nasıl oluyorsa oluyor ve telefonumuzun başına bir iş geliyor. Biz de yine telefonumuzu değiştiriyoruz. Kader…

Telefonlar üzerinde düşünmeye devam ederken tasarımla ne kadar takıntılı olduğumu fark ettim. Misal, bedava vermeyi bırakın üzerine bana kullanmam için para verseler bile kullanmayacağım, dokunmayacağım, pantolonumun cebine değdiği anda polisi ve cumhuriyet başsavcısını arayıp suç duyurusunda bulunacağım telefon modelleri var. Bu modeller genelde ya HTC’den ya da Samsung’un Galaxy serisinden çıkıyor. Özellikle Galaxy S3 modeli, hiç dikkat ettiniz mi? Hani böyle yamuk bir tasarımı var, aşağısı daha geniş üstü daha dar, aşağısı daha öne eğimli üstü zırtapoz gibi, aşağısı daha şişko üstü anoreksik gibi. Telefonu gördüğüm anda bütün dengem bozuluyor. Çünkü ben simetri aşığı bir insanım ve kullandığım tüm elektronik aletlerde makul bir simetri şartım var. Ve Samsung’un o hilkat garibesi tasarımlı S3 modeli bütün dengemi alt üst ediyor. Telefonu nerede görsem önce sinir bozukluğumu telafi etmek için uzun ve derin soluklar almaya başlıyorum. Bunu yapınca sabahları kendini kaybedip fazla öten Denizli horozları gibi respiratuar alkaloza giriyorum ve kendimden geçiyorum. Bunu telafi etmek için asit almaya başlayan böbreğimin benimle birlikte krize girişini, elinin ayağının titrediğini, yaptığı titreşimleri bile hissedebiliyorum. Bu anlardan birinde böbrek yetmezliğinden gideceğim. Lütfen bu telefonu yok edin.

O telefon bana dokunamaz. O telefonun tasarımını seven bir insan benim hayatımda olamaz. Bu benim için genel bir kuraldır. Bazı telefonların tasarımını hayatıma alacağım insanlar için bir sınav sorusu gibi kullanırım.

İşte, Kuin Elizabeth beni Skype’tan arayıp bu telefonu 5 dakika kullanırsam şövalyelik nişanı vereceğini söylese, yine kullanmam.

Varmaya çalıştığım şey aslında hayatımızda Samsung Galaxy S3 ucubeliğinde insanların olduğu gerçeği. İşin ilginç yanı, bizi Samsung Galaxy S3 ucubeliğinde gören insanlar da var. Çift taraflı gidiyor bu. Ve biz, farkında olmadan sürekli kendimizi, S3 gibi gördüğümüz ya da bizi S3 gibi gören insanlara sevdirmeye çalışıyoruz.

Hatırlarsanız önceki yazılarda kendimizi farkında olmadan birilerine sevdirmek için vazgeçtiğimiz X değişkenlerinden bahsetmiştim. İşte tam olarak soru şu: X değişkeninden kim için vazgeçiyoruz?

İnsanlarla aramızdaki küçük farklılıklar, bizim eşcinsel olduğumuz gerçeğiyle düşününce büyük farklılıklara dönüşüyor. Ve bu kendi içimizde farkında olmadan yaşattığımız homofobiğin eseri. İçimizdeki bu homofobik bize, kendimize başka insanların gözüyle bakabilmeyi öğretiyor. Bu da bir hayatta kalma stratejisi. Kendi hamlelerimizi yukarıdan izleyen bir kamera kullanmak gibi bir şey.

Diğerleriyle aramızdaki bu küçük farklılıkları gidermek ve benzer hissetmek bize iyi geliyor, ama söz konusu farklılıkları giderdiğimiz kişiler gerçekten bu farklılıkları gidermeye değer kişiler mi? Öğrenmek istediğim şey bu.

Çünkü cep telefonlarının da birey oldukları ve bizim onlarla birlikte yaşamak zorunda olduğumuz bir evrende, ben yine büyük ihtimalle gay olurdum ve ölesiye nefret ettiğim Galaxy S3 de kesinlikle bir heteroseksüel olurdu. Ben hayatımdaki X’leri yok ederek kendimi diğerleriyle benzer hissetmek istediğim bir dönemden geçerken, kendimi sevdirmek zorunda hissetmediğim tek birey de Galaxy S3 olurdu. Hatta inadıma onun benden nefret etmesini sağlardım. Çünkü benim bu kadar kuvvetle tiksindiğim bir telefon da benden tiksiniyorsa, demek ki doğru bir şey yapıyorum, demek ki olmak istediğim insan olmanın yolunda ilerliyorum.

Çünkü dürüst olalım, eğer Galaxy S3 ortaya çıksa ve ben KTOG’u seviyorum dese, iyi hissetmek bir yana, değerli hissetmek bambaşka bir yana dursun, oracıkta eş zamanlı kalp/böbrek/beyin yetmezliği geçirip ölürüm.

İşte, kendinizi daha iyi hissetmek için X’lerinizi yok edeceğiniz bir insanın yanındayken, kendinize şunu sorun: “Bu insanla dünyanın değil, evrenin herhangi bir zamanı ya da mekânında arkadaş olmak için en ufak bir şansım ya da isteğim var mı?” Eğer cevabınız hayır ise, o zaman X’lerinizi yok etmek yerine hepsini de Xkare, hatta mümkünse Xküp yapın. Çünkü kendinizi yanlış insana onaylatmak sizi asla daha iyi hissettirmeyecek, aksine, eve gittiğinizde kendinizden nefret edecek ve hayatı yaşamaya değer kılan bir şeyi kaybettiğinizi hissedeceksiniz.

Gerçekten, kuvvetle nefret ettiğiniz bir insan ya da insan tipi de sizden tiksiniyorsa, o zaman doğru yoldasınız ve olmak istediğiniz insan olmaya yaklaşmışsınız demektir. Yürümeye devam edin.